HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mizaha dair...
Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 03 Haz 2008, 23:29

Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polisi görünce kaçabileceğini düşünüp basmış gaza.
Ancak polisi atlatamayacağını anlayınca, pes edip çekmiş kenara.Polis arabasından inmiş.
Bezgin, kızgın ve de küskün bir sesle:
- Bana bak, çok yorgunum, üstelik keyfim de kaçık. Mantıklı bir özür söyle yoksa yaktım çıranı!
Kısa bir ara ve Sürücü:
- Karım geçen ay bir polisle kaçtı. Aynada sizin aracınızı görünce, kaçtığı polis, onu bana geri getiriyor sandım...

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 03 Haz 2008, 23:38

küçük bir kusur


Minik kız elinde karnesiyle evden içeri girmiş. Karnesini babasına göstermiş. Babası bir bakmış baştan aşağı pekiyi, bir iki tane de iyi var, ama öğretmen karnenin altına şöyle bi not düşmüş:


- "Çok akıllı ve yetenekli bir çocuk fakat bir kusuru var, derste çok konuşuyor. Buna nasıl son verebileceğimiz hakkında fikirlerim var, en kısa zamanda siz velisiyle de paylaşmak istiyorum"

Baba bunun üzerine karneyi imzalamış ve öğretmenin görüşlerinin altına kendi de bi not düşmüş:

"Lütfen paylaşalım, çünkü işe yararsa ben de annesinde uyguluyacağım.."

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 03 Haz 2008, 23:40

iyi avukat

Avukatın biri ölür ve öte tarafa geçer. Cennetin kapısında sorgu meleği avukatın günahlarını dinlemeye baslar:
1) Çevreyi kirleten büyük bir şirketi, suçlu olduklarını bildiğim halde savundum ve beraat ettirdim.
2) Bir seri cinayet katilini, yüksek ücret ödediği için savundum ve idamdan kurtardım.
3) Birçok müşterimden fahiş fiyat aldım.
4) Parası olmayan kadınları savunmak için onlara seks teklif ettim. ve liste uzadıkça uzar gider.
Melek, "bitti mi?" diye sorunca avukat telaşla atılır, "evet! yanlız bir dakika! bu
arada yaptığım iyilikler ne olacak?".
Bunun üzerine Melek bir süre düşünür,
"hmm dur bir bakalım. Bir tarihte dilencinin birine yüzbin lira vermişsin."avukat sevinir, "evet! evet!", "hmmm" der melek, "bir başka
tarihte de boyacı çocuğa ikiyüzbin lira
bahşiş vermişsin..." avukat yüzünde büyük bir sırıtmayla cevap verir,evet! tabii ki!" Melek, yanında duran yardımcısına döner ve söyle söyler, bu herife üçyüzbin lirasını verin ve derhal cehenneme atın!" !!!

Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 885
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Ati10 » 03 Haz 2008, 23:51

ben de melek 300 bin lira rüşvet isteyip günahlarını affedecek sanmıştım

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 04 Haz 2008, 00:08

Karımı Kaybettim

Adam, tıklım tıklım dolu bir hipermarkette, alışveriş eden çok güzel bir kadına yaklaştı...
- Benimle biraz konuşur musunuz?...
- Karımı kaybettim...
- Onu bulmalıyım...

Güzel kadın şaşkın, sordu:
- Karınızı kaybetmenizle, benimle konuşmanız arasında ne ilişki var?...

Adam izah etti:
- Ne zaman güzel bir kadınla konuşsam, mutlaka bir yerden çıkar gelir benim karım...

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 06 Haz 2008, 22:16

Bir diyetisyen, huzurevinde genis bir kalabaliga konferans vermektedir:

"Midemize indirdigimiz hersey bizleri her an oldurebilecek kadar
tehlikelidir. Kirmizi et kanser yapar, gazli icecekler midemizin dokusunu
tahris eder, sebzeler oldurucu bakteriler barindirabilir, Cin yemekleri
karbonhidrat yukludur. Ayrica hicbirimiz icme suyunun barindirabilecegi
mikroplarin uzun vadedeki etkilerinin farkinda bile degiliz.

Fakat bir yiyecek vardir ki iclerinde en tehlikelisidir. Hepimiz onu mutlaka
yemisizdir ya da yemek zorunda kalabiliriz. Icinizde birisi en ciddi
rahatsizliklari yaratacak ve uzun yillar bizlere aci verebilecek bu gidayi
tahmin edebilir mi ?"

On siralardan 75'lik bir ihtiyar ayaga kalkar ve yanitlar: Dugun Pastasi

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 06 Haz 2008, 22:16

Soyguncunun biri bir bankaya girmiş.
Çekmiş silahını havaya ateş etmiş.
Herkesin yere yatmasını istemiş.
Kasalardaki paraları toplamış ve kapıya doğru yönelmiş.
Tam çıkacakken oradaki bir adama sormuş:
'Beni gördün mü ?'
Adam şaşkınlıkla 'Evet gördüm.' deyince çekmiş tabancasını adamı
alnından vurmuş. Tam tekrar kapıya hamle etmiş ki kapının yanında bir
karı koca duruyor. Adama sormuş: 'Beni gördün mü ?' Adam gayet
soğukkanlı bir şekilde yanıtlamış: 'Valla ben hiçbirşey görmedim, ama
benim hanım gördü sanıyorum

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 06 Haz 2008, 22:19

Bakış Açısı


Karı-koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar.
Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir
yemek yiyip uykuya dalarlar.

Birkac saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır.
Adam uyku sersemidir güzel bir rüyadan
uyandırıldığı icin de biraz kızgındır
"Ne oldu? Ne istiyorsun?" diye sorar.
"Yukarıya bak ve bana ne gördügünü söyle. "
Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:
"Bunun için mi uyandırdın beni?. Baktım işte. Bir sürü yıldız
görüyorum, ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız." Karısı tekrar sorar:
-- "Peki, bu sana neyi gösteriyor?" Artik iyice uykusu kaçan adam
biraz düsünür ve cevap verir:
-- "Teolojik olarak Tanrının kudretini ve kendi acizliğimizi
görüyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun
karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Astronomik olarak
galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum.
Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu,
Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel
olacağını görüyorum. Niye sordun bunu bana
-- ? Sana neyi gösteriyor?"
"Çadırımızı çalmışlar...''

meriçnuray
Moderatör
Moderatör
Mesajlar: 117
Kayıt: 13 Eki 2006, 21:09
Konum: İzmir

PERİLEER DİŞİ MİDİR??

Mesaj gönderen meriçnuray » 15 Haz 2008, 13:35

60'li yaslarindaki evli bir cift evliliklerinin 35inci yilini sakin, romantik bir restoranda kutlamaktadirlar.
Aniden önlerinde zarif ve güzel bir peri belirir ve şunu söyler:
- Bu kadar uzun bir süre örnek bir çift olmanız ve hep birbirinize sadık kalmanız nedeniyle birer dileğinizi yerine getireceğim.
'-Ah, ben sevgili kocamla tüm dünyayı görebileceğimiz uzun bir seyahat yapabilmek istiyorum' demiş, kadın, sevgi dolu gözlerle kocasına bakarak.



Peri sihirli değneğini sallamış ve gerekli tüm uçuş, gemi, otel, yemek ve eğlenceleri içeren voucher'lar kadının eline gelivermiş.
Sıra kendisine gelince adam biraz düşünmüş ve:
- Evet, demiş, tüm bunlar harika ve cok romantik. Ama böyle bir fırsat insanın ömrü boyunca sadece bir kez eline gecer ve artık ömrümüzün sonuna yaklaştık. Kusura bakma hayatım,ama benim dilegim
benden 30 yaş daha genç bir karım olması.
Kadın ve peri oldukça büyük bir hayal kırıklığı içine düşseler de, dileğin yerine getirilmesi gereklidir. Bunun üzerine peri değneğiyle bir daire çizer ve... Adam 92 yaşına gelir !!
Bu hikayenin ana fikri:

Erkekler akıllı olabilirler fakat,

Unutulmamalıdı r ki periler dişidir !!!

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Spiker GEYİKLERİ

Mesaj gönderen Şirine » 15 Haz 2008, 21:40

Spiker GEYİKLERİ

ÜMİT AKTAN: KARLI BİR GÜN
SAHADAKİ KARLARIN TAMAMI TEMİZLENEMEMİŞ,
BURADAN BAKILDIĞINDA SAHA YOĞURTLU
ISPANAK GİBİ GÖRÜNÜYOR.


ÜMİT AKTAN: O TOPU GOL YAPMAK İÇİN HİÇBİR
ŞEY YAPMAYA GEREK YOK. ORADA AĞAÇ OLSA,
GELİP TOP ÇARPSA GOL OLUR. DEDELER YARIŞINDA
DERECE ALAMAMIŞ BİR DEDE BİLE TEKERLEKLİ
SANDALYEYLE O GOLÜ ATARDI.
(KASIM 2002 FENERBAHÇE-BURSASPOR
MAÇINI RADYO D'DEN ANLATAN VE
WASHİNGTON'UN KAÇIRDIĞI HER
GOL SONRASI SİNİRLENEN ÜMİT AKTAN)


ÜMİT AKTAN: EVET SAYIN SEYİRCİLER,
HAKEM UKRAYNALI OYUNCUYU MAÇTAN
SONRA EVLAT EDİNECEKMİŞ GİBİ DAVRANIYOR.
(UKRAYNA - TÜRKİYE MAÇI)


ÜMİT AKTAN: FC SİON'UN ADI BUGÜNDEN SONRA
DEPRE-SİON OLACAK SAYIN SEYİRCİLER.
(FC SİON - GALATASARAY ŞAMPİYONLAR LİGİ
ÖN ELEME MAÇI SONU)


ÜMİT AKTAN: EVET GOLÜ ATAN FUTBOLCU
LETCHKOV... EVET, NOTLARIMA BAKIYORUM
LETCHKOV ALMANYA'NIN HAMBURGER
TAKIMINDA TOP KOŞTURUYOR... EVET, YANLIŞ MI
BAKTIM NOTLARIMA DİYE BİR DAHA BAKIYORUM...
EVET, GERÇEKTEN HAMBURGER
TAKIMINDA OYNUYOR...
(ABD 1994 ALMANYA - BULGARİSTAN
ÇEYREK FİNAL MAÇI )


ÜMİT AKTAN: YANLIŞ KARAR VEREN HAKEMİ
SEYİRCİLER PROTESTO EDER: "BU DÜNYADAKİ
EN YALNIZ İNSANLAR HAKEMLERDİR SEVGİLİ
SEYİRCİLER, BU DÜNYANIN HER YERİNDE BÖYLEDİR."


ÜMİT AKTAN: GÜRCİSTAN MAÇI
- KAŞINIYORUZ, ADETA KAYBETMEK İÇİN OYNUYORUZ.
- PARA VERSEK YAPMAZLAR BUNU, ÇİZGİDEN KENDİ AYAĞIYLA ÇIKARDI. (GÜRCİSTAN'IN İLK YARIDA KAÇIRDIĞI NET POZİSYONDAN SONRA)
- BU HAKEMİN LİSANSINI CARRRTTT DİYE YIRTIP ATMAK LAZIM. (TÜRKİYE'NİN İPTAL EDİLEN GOLÜNDEN SONRA)
- ALLAH KAHRETSİNDEN BAŞKA DİYECEK SÖZÜM YOK. (HAKEM İÇİN...)
- SAYIN ŞENES ERZİK SİZ NE İŞ YAPARSINIZ. (ŞENES ERZİK'İN DE MAÇI İZLEDİĞİNİ SÖYLEDİKTEN SONRA)
- GÜRCİSTAN MAÇI KAZANIRSA HAKEMİ SIRTINA ALIP İSPANYA'YA KADAR GÖTÜRMESİ GEREKİYOR.
- OT SEÇİYOR, 'BURANIN ÇİMLERİ DAHA İYİ' DEDİ" (KALECİ ATIŞINI YAPMAK İSTEMEYEN KALECİ İÇİN...)
- HAYDİ KAHVECİ, SÖYLE KAHVEYİ BİTİR MAÇI (NİHAT FRİKİK KULANIRKEN...)
- HAKEM BİTİRME DÜDÜĞÜNÜ ÇALDI, HAKEM HEM ÇALDI, HEM OYNADI BU AKŞAM...



ÜMİT AKTAN: YAPMA BE NİELSEN YAPMA! SEN
HAKEMSEN, BEN DE BOĞAZ KÖPRÜSÜ'NÜ
YAPAN MÜHENDİSİM! (GALATASARAY - JUVENTUS MAÇI)


ÜMİT AKTAN: BİR FRANSIZ BİR ALMAN'DAN,
BİR TÜRK VE BİR İNGİLİZ TAKIMLARININ
MAÇINDA ÖZÜR DİLİYOR. (MANCHESTER
UNİTED-GALATASARAY MAÇINDA CANTONA
STUMPF'A YAPTIĞI FAULDEN SONRA ÖZÜR DİLERKEN)


İLKER YASİN: EVET SAYIN SEYİRCİLER, ELİN ZENCİSİ,
ELİN ARABI HAT-TRİCK YAPIYOR BİZİM HAKAN'IMIZ,
BİZİM OKTAY'IMIZ UYUYOR. (OLİVİERA'NİN HAT-TRİCK
YAPTIGI BELÇİKA-TÜRKİYE MAÇI ESNASINDA)


İLKER YASİN: MAÇIN BİTMESİNE 20 DAKİKA
KALMASINA 10 DAKİKA VAR. ARTIK
KARŞILAŞMANIN SON ANLARI...
HEYECAN DORUKTA...
BAYRAKLARINIZ HAZIR MI?
ARABALARINIZ KAPIDA MI? (BEŞİKTAŞ MAÇI)


BÜLENT KARPAT: TUGAY, VURURSA GOL OLUR,
VURUYOOOOR, AUT...


ORHAN AYHAN: KOSECKİ , KOSECKİ, KOSECKİ,
KOSECKİ TOPU SÜRÜYOR, KOSECKİ BİR ÇALIM,
KOSECKİ KOSECKİ BİR ÇALIM DAHA, KOSECKİ
CEZA ALANINA YÖNELİYOR, KOSECKİ KOSECKİ
RAKİBİNİ YATIRDI. KOSECKİ GOLE GİDİYOR,
KOSECKİ KOSECKİ ŞUUUUT
VE GOOOOOOOOOOOOL!!! HAYVANSIN KOSECKİİİİ!!!


ORHAN AYHAN: EVET SAYIN SEYİRCİLER
MAÇ BAŞLADI. BU ARADA İSVİÇRELİ HAKEM
AYNI TARZAN'A BENZİYOR... GENÇLİĞİMİZDE
TARZAN'IN FİLMLERİNDE BAŞROL
OYNAYAN ARTİSTİN AYNI GENÇLİĞİ...
VALLAHİ ÇOK YAKIŞIKLI...


ORHAN AYHAN: EVET ORDA BİR FAUL VAR GALİBA
SEVGİLİ DİNLEYENLER... ŞU ANDA TAM OLARAK
GÖREMİYORUM. YANİ SEVGİLİ DİNLEYENLER,
BİZE DE BU STATLARDA ANLATIM İÇİN O KADAR
KÖTÜ YERLER VERİYORLAR Kİ, KIYIDA KÖŞEDE...
BİZ DE BURADA GÖREVİMİZİ YAPIYORUZ. MESELA
ŞU ANDA KARŞIMDA OLDUKÇA HEYBETLİ BİR
BAYAN VAR, YANİ SAHAYI TAM OLARAK
GÖRMEM MÜMKÜN DEĞİL...
(BEŞİKTAŞ-ANTALYASPOR MAÇI)


ORHAN AYHAN: TAFFEREL DEGAJI YAPTI ŞÖÖÖLE
UZUNCA BİR VURUŞ. BU BANA ESKİ MAÇLARI
HATIRLATTI, BÖYLE TOPU HAVALARA DİKMEK
BAYAĞI ÖNEMLİYDİ... TABİ O ZAMANLAR BÖYLE
ÇİM SAHALAR YOKTU, SAHALAR ÇAMUR
DERYASINA DÖNERDİ... BU ARADA SAFFET VE GOL.
(GALATASARAY - İSTANBULSPOR MAÇI)


KEMAL DİNÇER: FRANSIZLARIN BİR ATASÖZÜ
VARDIR: "SEN ÇALIŞIRSAN ALLAH DA SANA
YARDIM EDER" DERLER. ŞİMDİ FENERBAHÇE
ÇALIŞIYOR. ŞANS DA ONLARA YARDIM EDİYOR.
TURGAY ŞEREN: İYİ DE ANELKA SONRADAN
MÜSLÜMAN OLDU. BAKALIM ALLAH ONA DA
YARDIM EDECEK Mİ?
KEMAL DİNÇER: EDER ABİ, NİYE ETMESİN?
TURGAY ŞEREN: BENCE DE ETMESİ LAZIM.
ETMELİDİR. EDER DE ZATEN...




TURGAY ŞEREN: "İKİNCİ GOL DE BOER'UN
AYAĞININ ŞEYİNDEN OLDU, ÜÇÜNCÜ GOL
GENE DE BOER'UN ŞEYİNDEN OLDU..."


AHMET ÇAKAR: ''AĞZINLA KUŞ TUTSAN...
NE KUŞU?! EJDERHA TUTSAN BUNLARA
YARANAMAZSINIZ..."

efdelya
Bizden Biri
Mesajlar: 718
Kayıt: 19 Mar 2007, 14:10
Konum: Kocaeli
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen efdelya » 21 Haz 2008, 12:46

Bilgi İşlem Bedduaları

Mouse'un kırıla.
Tıklayamayasıca...
Hatların kopa da hiç bir yere bağlanamayasın.
Disk'lerin "crash" ola...
File'larına virüs bulaşa...
Networklerden atılasın.
Database'in patlaya...
Security key'lerin deşifre ola.
Back-upların bozulsun da geçmişe dönemeyesin.
Kartuşun bite

Ekonomik Beddualar

Repo'da açığa düşesin, faiz sana zarar yaza.
İMKB 100 endeksin 1600 direncini kıramaya.
Uygun kur bulmaya, pozisyon açığına düşesin
Reuters'in arızalana, rate'leri izleyemeyesin.
Paran aracı kurumda kala, iç edile; Dövize endeksli kredi alasın.
"Zede"lenesin Merkez Bankası para piyasalarına müdahale ede.
O sırada sen de orada olasın, halden anlamayan bireysel danışmana denk düşesin
Sabah seansında endeks hızla düşe sen panik olup kağıt çıkarasın, ikinci seansta endeks kendini toplaya ama iş işten geçmiş ola.
İMF'nin gazabına gelesin...
Aldığın dolarlar sahte çıka..

Diğer Beddualar

Araba kullanırken cep telefonuyla konuşasın sonrada trafik polisine yakalanasın
Ucuza aldım diye sevindiğin araban çalıntı çıka.
Marti'yi okuyup ruhi bunalıma giresin.
Silikonların patlaya inş...
Hem fikir, hem zikir suçlusu olasın.
Ne yersen ye asit yapa ağzında, bir "falım" çiklet bulamayasın.
Kapsama alanı dışında kalasın.
Susurluk Skandalı'na adın karışa.
Medyalara gelesin inş Talk showlara, reality showlara çıkasın imajın sarsıla.
Tam otomatik çamaşır makinen kireçlene, bir gram Calgonit bulamayasın.
Önce Reha Muhtar'la İtiraf'a sonrada Karar Anı'na çıkasın...
Televolelere çıkasın, özel hayatın kalmaya...
Dağın başında araban bozula, kontörün bite
Hazır Kart'ın Özgür kızı gibi bi karıya düşesin...
BBG'ye katılasın, sonuncu olasın..
_________________

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 30 Haz 2008, 23:01

dolmuşa binme teknikleri



*Binerken, en arka sıraya oturunuz ki para uzatma organizasyonunda uzatan değil başlatan olunuz. Bu, dolmuşun icadıyla icat olunmuş bir altın kuraldır. Piramitlerdeki duvar resimlerinde bile, Nil üzerindeki kanolarda arka koltuğu kapmaya çalışan Mısırlılar resmedilmektedir.

*İneceğiniz yere yaklaştığınızda, şöför hala kendini kaptırmış sol şeritten gitmekteyse, ineceğiniz yeri "ışıklar", "okul kapısının önü", "ilk köşe" gibi spesifik ifadeleri kullanarak haykırın. "Müsait bir yerde" derseniz, inmek istediğiniz yerden an aşağı 200 metre ileride iner ve geriye yürürsünüz. Tam olarak söylerseniz, en azından uzakta indirildiğinizde küfür etme şansınız olur, yürüyeceğiniz yol size daha kolay gelir.

*Şöförün yanındaki koltuğa oturup rahat edeceğinizi düşünüyorsanız, düşünmeyin. çünkü yanınıza birisi daha gelecektir. Yeni gelen koltuk kardeşinize (o gibi bir mekanda kardeşlik kaçınılmazdır) az ileride ineceğinizi söyleyip, onu şöförün yanına oturtun. Böylece para uzatma organizasyonunda (bkz. ilk madde) son nokta olmaktan kurtulursunuz. Unutmayınız uzatılan paraların, para üstleri de mevcuttur ki şöför arkaya dönemediğinden (bkz. dönerken direksiyonu da döndüren şöförün, sağ şeritten gelmekte olan taksiye çarpma hali... bakınız bakınız bulursunuz elbet), siz sürekli kendi etrafınızda dönerek para üstü zincirini başlatmak zorunda kalırsınız.

*Önde iki kişi otururken başıma gelen bir hadisede, para saymakta olan şöför, benden vitesi ikiden üçe takmamı rica etmiştir. Böyle bir ricayla karşılaşırsanız düşünmeyin takın. Yazık, adamın elleri dolu. Ama direksiyonu da tutmanızı isterse bir düşünün. Hele bir de şöför size "Müsait bir yerde inecek var" derse, artık düşünmenize gerek yoktur, kabul etmeyin.

*Minibüste kız kesme, diğer tüm toplu taşım araçlarından daha zordur. Çünkü herkes aynı yöne dönük oturmaktadır. İlla da kesmeliyim diyorsanız, kalabalık bir minibüste ayakta durun. Ancak bu şekilde kızın yüzünü görme şansınız vardır. Ayrıca, yer boşaldıkça oturmayıp insanların oturmalarına izin verdiğiniz için, kibar bir kişi bile sayılabilirsiniz bu yöntemle. Ama ne yazık ki, boş koltuk varken oturmayan yolcu, minibüs şöförünü yoldan çıkaran yegane şeydir. Israrla size oturmanızı söyleyecektir.
-- "Basurum var", "Kiloluyum, sığamıyorum" gibi bahaneler vız gelir, tırıs gider. Şöför, "Ya Otur, Ya Terket" tavrını korur.

* "Müsait bir yerde inecek var" ı, "Uygun bir yerde inecek var" şeklinde söylemeyin. Bu cümle, şöförün kafasındaki "DURACAK" lambasını yakmaz. Yine geç iner yürürsünüz.

*Sarhoş birisiyle aynı dolmuşta iseniz (ki genelde geç saatte taksimden kalkan dolmuşlarda kaçınılmazdır) ve sarhoş değilseniz, kokudan korunmak için pencere kenarına oturun. Gerçi İstanbul' da kullanılmakta olan ford marka dolmuşlar, insanlar için değil fotosentezle yaşayan canlılar için yapılmış olduğundan, oksijen ihtiyacı düşünülmemiş arkadaki 7 kişi için bir pencere yeterli görülmüştür. O pencere de sulama için kullanılıyor sanırım. Dikkat edin üzerinize gübre gelmesin.

*Siz sarhoşsanız:

a)Şöföre "Hangi duraktansın abi?" diye sormayın, cevap vermeyecektir. (Bunu taksicilere sormanız gerekmektedir.)

b) Şöförün kapısından inmeye çalışmayınız. O kapı şöföre aittir. Şöför, bu çabanıza, "O, benim 'özel'im birader" diyerek (bkz: televole kültürü) veya hiçbirşey demeden doğrudan sizi pencere camından çıkararak karşılık verebilir.

c) Dolmuşa kusmayınız. Taksim-Kadıköy gibi köprüden geçen dolmuşlarda sarhoş bir gece yolcusu iseniz ve kusma hissi kaçınılmazsa köprüye kadar sabrediniz (köprüden geçene kadar şöföre dayı demenize gerek yoktur, işkillendirmeyin adamı). Zira şöför sizi attığında geri kalanını yürüyebilirsiniz. Yollar yürümekle aşınmaz, sarhoş insanın ayakları acımaz. Köprüden evvel kusarsanız, sarhoş sarhoş boğazı yüzerek geçmeyi denemeyiniz. Suyun üzerinde yürümeyi de denemenizde fayda yoktur. İçki insanı peygamber yapmaz.

d)Önde kafasını sallayan köpek süslerinden varsa ona çok bakmayınız, bu da kusmanıza sebep olabilir. İşin ilginci bu gibi durumlarda, sizin de kafanızı sallayarak kusmanızdır. Varolan tek pencereye yakın oturmanız, olayın rezalet boyutunu azaltacaktır. Arkada 7 sarhoş ve 1 pencere varsa (bkz: taksim-kadıköy dolmuşu), diğerleri de oraya oturmaya çalışacaklarından omuz omuza mücadeleden kaçınmayınız. Dolmuşa binmek sert bir spordur kolay kolay faul çalınmaz.

e)Eve beraber gitmek üzere bir kızla dolmuşa bindiyseniz, onu elbisesinin bir yerinden sıkıca tutunuz. Bu, aniden sızmanız gibi hallerde, onun sizi dolmuşta unutmasını engelleyecektir. (o da içmiştir tabi, n'apsın kız, ayık kalsın da bu rezilliklere insan gözüyle tanıklık mı etsin)

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 30 Haz 2008, 23:11

ASK VE ALKOL ARASINDAKI BENZERLIKLER

* .ikisi de etkisi gectikten sonra agizda aci tadlar birakir.

* .ikisinin de etkisindeyken salak salak siritilir

* .aşıkken her alkol alınabilir, alkollüyken herkese aşık olunabilir.

* .ikisine de tövbe edersin, ilk karşılaşmada herşeyi unutur baştan başlarsın...

* .ikisinde azı yoktur, ya heptir, ya hiç...

* .ikisi de seni etkisi altına aldı mı, insanlıktan çıkarır, maymun etmeden yakanı bırakmaz...

* .ikisinin de sonrasında, çivi çiviyi söker misali tedavi amaçlı eylemler yapılır. rakı sonrası baş ağrısı için sabah kalkınca bir duble daha içilir, aşık olunan kişiyi unutmak için (nedense) ona çok benzeyen birine gönül kaptırılır vs. ha, bi boka yaramaz ama olsun.

* .ikisi de meyhanecileri zengin eder.

* .ikisinden sonrada "bana ne oldu?" gibi soru cümlesi belirebilir kafanızda.

* .ikisinde de nerde duracağını kestiremezsin, mutlaka
boku çıkar, sonu hüsranla biter...

*.ikisi de yaptıklarından utandığın zaman sığındığın en geçerli bahanelerdir.
- çok sarhoştum hatırlamıyorum.
- ben aşkımdan naaptığımı biliyo muyum be!

* .ikisinin de kafası geçtiğinde "ne bok yedim la ben" der insan genelde.....

* .ikisi de müziğe bağlar adamı...

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 01 Tem 2008, 00:02

Doktorlar!dan İtiraflar

Ülke: Almanya
Askerdeyken sağlık kontrolünden geçirilmiştik. İdrar tahlili için hepimize plastik bardaklar verilmişti. Erlerden biri bunun üzerine doktora:
-- "Bunları neresine kadar dolduralım?" diye sormuştu. Doktorun cevabını aynen yazıyorum:
-- "Bize biraz dudak payı bırak da içerken üstümüze dökülmesin."

İl: Adana
Bir arkadaşımın doktor babası anlatmıştı. Bir klinikte çalışıyormuş ve hiç abartısız her gün yaşlı bir çift muayene olmak için geliyormuş. Tabi kovmak olmaz, her gün muayene ediyor, ilaçları bittikçe yeni reçeteler yazıyorlarmış. Bir gün yaşlı teyze yalnız gelimiş. Klinikteki herkes şaşırmış. Merakla sormuşlar. Teyzenin cevabı:
-- "Amcanız bugün biraz hasta, o yüzden gelemedi

; İl: Ankara
Muayeneye gelen hastalar beni potansiyel damat olarak mı görürler bilinmez ancak kontrole daima süslenmiş, püslenmiş, bayram çocuğu kılıklı bir hanımla gelirler. Önceki gün yaşlı bir teyze kontrole torunuyla birlikte geldi. Torun yeni gelin gibi göz süzdü, bilindik tavırlar... Bu durumu diğerlerinden ayırıp beni dumur eden kısım şöyle gelişti: Torun masadan bir kağıt aldı, üzerine adını ve telefonunu yazıp bana uzattı,
-- "Acil bir şey olursa ararsınız" dedi!
Nasıl yani? Acil bir şey olursa siz beni arayacaksınız! Benim sizi aramam için nasıl bir aciliyet olabilir?

Doktor bir arkadaşım anlatmıştı;
Bir adam on yaşlarındaki çocuğunu nefes darlığı çektiği için muayeneye getirmiş. Tetkiklerden sonra nefes borusuna baskı yapan bir tümör tespit edilmiş. Heyet halinde çocuğun babasına durumu anlatmışlar. Adam sonuna kadar sakin sakin dinlemiş. Bizimkiler de meseleyi anlatabildikleri için sevinmişler. Adam birden,
--"Yani şimdi pekmezi kaynatıp içirsek açılmaz mı?" diye sormuş

İl:Ankara
O doktor gömleğiyle kendime güvenim o kadar artıyor ki, herkes bana bakıyor sanıyorum. Çıkardığım anda omzum düşüyor, güvenli bakışlarım sönüyor. Bir yasa çıksa da her yerde gömlekle gezsem.


İl:Antalya
Tıp öğrencisiyim. Doktor olmak istemiyordum. Kıytırık bir bölüm seçip yata geze okumak istiyordum. İşin kötü tarafı, artık hastalara bakıyorum. Bugün üroloji bölümündeydim. Adamın tekinin yumurtalıklarını incelemem gerekiyordu. Adamın soyunmasıyla tuvalete gitmem bir oldu. O neydi öyle ya! İğrenç! Haliyle hocam beni eve gönderdi. Sanırım ben bu işi yapamayacağım.

İl:İstanbul
Tıp fakültesinde öğrenciyim. Tıp öğrencileri olarak hastalara uygulanan tıbbi prosedürleri izliyoruz. Özellikle hastaya acı veren işlemlerde birçok arkadaşım hastanın çok acı çektiğini düşünüp kendilerini kötü hissederken ben sadece yapılan işleme odaklanıyor ve hastalar için zerre kadar üzüntü hissetmiyorum. Galiba berbat bir doktor olacağım.

İstanbul
Özel bir hastanede uzman doktor olarak çalışıyorum. Muhasebe elemanları beni cimri ve küçük hesaplar peşinde koşan biri olarak görmesinler diye küçük tutarlı vergi iade fişlerini yazmadım. İtibar önemli. Aslında her fişi yazmak isterdim. Boşa gittiler diye üzülüyorum.

İl:İstanbul
Yoğun bir muayene gününde hastanın biri,
-- "Doktor bey sanırım kuş gribi oldum" dedi.
-- "Yanlış yere gelmişsiniz, dahiliyeye gidin lütfen" dediğimde,
-- "Yok yok doktor bey, ben doğru geldim, kuş gribi derken şey işte, benim kuş, minik kuş yani, şey, artık yapamıyorum da..." gibi şeyler söyledi. Pes yani!

İstanbul
Dört yıl SSK doktorluğunda duyduklarınızı başka hiçbir yerde duyamazsınız.
--"Ne yedi?" sorusunun cevabı,
-- "Her zamankinden"dir.
-- "İlaçlar bitti mi?" dediğinizde,
-- "Ağır gelir diye kestik" derler. Her gün
-- "Allah belanızı versin" diye dua ederler.
-- "Paranızı biz veriyoruz" diye küfür ederler. Kimse bilmez ki gecede 450 hasta bakılır. Yirmi dört saat hiç uyumaz o doktor.

İl:Samsun
Bir doktor gözüyle yurdumdan insan manzaraları. Tüm hastalar acildir, üç yıldır dizi ağrıyanlar dahil! Acil olmayanların mutlaka yetişmeleri gereken otobüs, evde kalmış bebek gibi mazeretleri vardır. Hemen hemen tümünün ayaktan girip kafadan çıkan, tıp fakültesinde bize anlatılmamış tarzda ağrıları vardır. Çoğu,
-- "Bak beni eyi muyane et ha!" der. Genellikle siz reçeteyi kapatınca birden asıl rahatsızlıklarını hatırlarlar.

İl:Ankara
Bir doktor olarak en çok zoruma giden şey başka bir doktora vizite ücreti ödemektir. En çok hoşuma giden şey başka bir doktorun bana vizite ücreti ödemesidir. En çok sinirlendiğim şey ise hastaların bir kez vizite ücreti ödedikten sonra onlarca kez ücretsiz kontrol muayenesi istemesidir.

İl:İzmir
Doktorum. Tüm gün çalıştıktan sonra eve geldiğimde iki veya üç hasta komşu ile karşılaşıyorum. Genelde bu durumu sakin karşılayıp yadırgamıyorum. Çünkü bizde "Bedava mezar bulsa yatar" psikolojisi var. Ortamda bi doktor varken mutlaka bi hastalık bulunur, bulunmasa da uydurulur ve check up'tan geçilir. Ama geçen gün gelen komşumuzun, karın ağrısını araştırmak üzere gaita (kaka) analizi yaptırması gerektiğini söylediğimde,
--"Ben senin tuvaletine yapayım, sen ordan alıp hastanede tahlil yaptırırsın" demesi üzerine artık sakin karşılamamam gerektiğini anladım. Ama bu kadar da olmaz ki!


İl:İstanbul
Uzman doktor olduktan sonra iki ay kadar işsiz kaldım. Evde oturup birkaç özel işimi halledeyim derken başıma neler geldi biliyor musunuz?
Kocamın beni aldattığını, babamın annemden başka 4 kadınla beraber olduğunu, kız kardeşimin bakire olmadığını, kocamın sigara içtiğini, arabamı gece çizenin kocamın kız kardeşi olduğunu öğrendim! Ev hanımı olunca gözlerim açıldı yani!

Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 885
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Ati10 » 01 Tem 2008, 19:08

çok hoşmuş.
ben 10 yıldan sonrasını merak ediyorum

Cevapla
Disable