HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mizaha dair...
Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 16 Şub 2008, 23:13

GÖRGÜSÜZ BAKAN
Bakan olan görgüsüz birisi soförüne sorar.
"Soför söyle bakalim esekle soför arasinda ne fark vardir? "
Soför bir süre düsündükten sonra mahcup bir sekilde;
"Bilemedim bakanim" diyor
Bakan cevap olarak:
"Esege çüs diyince, soföre ise dur diyince durur" demis.
Bunun üzerine soför çok sinirlenmis ama karsidaki bakan oldugu
için bir sey söyleyememis.
Belirli bir süre sonra bu defa soför bakana:
"Bir soru sorabilir miyim bakanim" der. Bakan da:
"Sor bakalim" der. Soför sorar:
"Esekle bakan arasinda ne fark vardir?"
Bakan bir süre sonra:
"Bulamadim soför söyle bakalim" diyor. Bunun üzerine soför de:
" Vallahi bakanim ben de bulamadim... "

xxl55
Yeni Üye
Mesajlar: 199
Kayıt: 12 Eki 2006, 19:18
Konum: ist.

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen xxl55 » 19 Şub 2008, 19:35

EVLİĞİN İLK HAFTASINDA:


Damat: Ah! Nihayet rüya gerçek oluyor!!

Gelin: Senden ayrılmamı ister misin?

Damat: Hayır! Bu lafı bir daha asla söyleme!

Gelin: Sen.. Bana aşık mısın?

Damat: Taaaabiki.

Gelin: Beni terketmeyi düşünür müsün?

Damat: Tabi ki hayır.

Gelin: Peki bana bir öpücük verir misin?

Damat: Evet hem yüzüne hem gözüne.

Gelin: Peki bana bir gün vuracak mısın?

Damat: Asla! Ben o tür erkeklerden değilim.

Gelin: Sana güvenebilir miyim?

Damat: Evet.

Gelin: AŞKIM.





EVLİLİĞİN YEDİNCİ SENESİNDE:



[ lütfen YUKARIDAKİ konuşmayı aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz bu kez !!!!]

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 20 Şub 2008, 23:40

MSN Kişisel Durumlarına Göre Karakter Analizi:))


Hepimiz msn kullanıyoruz ve bununla birlikte bu kişisel durumları da.. İstisnaları tenzih ederekten (mesai saatinde nette olanlar, pc başında çalışanlar gibi) konuya sazanlama giriyorum.

Msn iletilerinde aşağıdaki durumları yazan kişiler aslında ne demek isterler bi irdeleyelim:


Dışarda:

- Evet msn imi bu duruma getirdim çünkü keyfimin istediğine kendim yazmak istiyorum. Eğer ben bu durumdayken de yazarsanız size paşa keyfime göre cevap vereceğimdir. Muhtemelen canımın istediği bir insanla konuşuyor olabilirim ancak bu sizi alakadar etmez çünkü görünen odur ki ben dışardayımdır. Bir dahaki karşılaşmamızda "geçen gün neden cevap vermedin?" diye sorduğunuzda hiç utanmadan "ayy vallahi billahi pc başında değildim" tarzı bir açıklama ile karşılaşacaksınızdır. Yemesseniz, size gargara yapmayı önerebilirim.

- Mal mal ekrana bakmaktan sıkıldım valla, ne yazan vaar ne konuşan. En iyisimi ben TV izleyeyim. (Zira bu durumda msn kendini otomatikman dışarı alır)

- Amaaan çok felaket yorgunum ben, dur şurda azcık kestireyim beş dakka (Uyuya kalınır ve yukarıdaki durum aynen geçerlidir)


Meşgul:

- Bana bak kardeşim meşgul bir insanım ben öyle boş muhabbetle falan harcayacak vaktim yok, hayır sonuç itibariyle senden bir çıkarım da yok ki muhabbet edeyim? Çıkarım olan insanlarla muhabbeti tercih eder, sana da meşguldum diye yuttururum bi güzel. Nette insanın ne gibi bir meşguliyeti mi olabilir? Sanane kardeşim belki memleketi kurtarıyorum?


Hemen Dönecek:

- Kapı çalıyor Allah kahretmesin.. Ya ben kapıyı açmaya gittiğimde biri yazarsa? Ya anında cevap veremezsem o 1 dakika içersinde? Ne kadar ayıp olur bu.. Ben hemen dönücem tamam mı? Ben gelene kadar nooolur yazmayın.


Telefonda:

- Tamam mütemadiyen sanalda takılıyor olabilirim ama bu benim asosyal bir insan olduğum manasına gelmez. Yani bizim de arayanımız, soranımız, aradıklarımız var. Hatta saatlerce telefonda konuştuğumuz insanlar var. Ben zaten msn i hobi olsun diye kullanıyorum, yoksa işim bile olmaz böyle şeylerle, gayet aranan sorulan bi insanımdır hani..


Yokum, yazmayın:

- Ayyy bir insan bu kadar da ilgi manyağı yapılmaz ki? Geliyorsunuz yazıp yazıp duruyorsunuz bende şeytan tüyü mü vardır nedir anlamadım yahu, böyle ilgi, böyle talep, insan sıkılıyor bazen canım aaaa.


Yokum !! Yazmayın !!!:

- Bak kardeşim sinirlerim tepemde bir sorunum var ve bunu tüm msn listemdekilerin bilmesini istiyorum taam mı? Yani gelip adam gibi merhaba deyip anlatmaktansa derdimi sıkıntımı, gelip senin sormanı, hatta söylemem için ısrar etmeni bekliyorum. Gelip anlatacak kadar aciz değilim ben annadın mı?


Uyuyor:

- Bende para gani ayrıca ADSL hizmetim de limitsiz. Uyurken de pc açık kalıyor o yüzden.

- Bağımlıyım ben anladın mı bağımlı.. Ben uyusam da msn açık kalmalı. Bir nebze bile uzak kalmamalıyım. Pc nin power düğmesine basacağıma ölürüm daha iyi bee..


Film İzliyor:

- Nette bir site bulmuşum var ya, vizyondaki tüm filmler anında görüntü orda. Nerde beleş oraya yerleşçiyim ben. Kim gidecek şimdi sinemaya bir yığın para verip, pop-corn cola masrafı da cabası. Ayrıca ne kadar rahat da olsa evdeki yatağımın rahatlığını hiç bir sinema koltuğunda bulamam. Bir de sinemaya götürecek kimsem de yok ama, bu durumun bununla asla alakası yok aslaa aslaa, hiç girmeyelim bu konuya.


Çevrimiçiyken Çevrimdışı:

- Evimde pc karşısındayım fakat şu an için kendime daha cazip birşeyler buldum yapacak. Fakat yine de izlemede kalayım ben, o bulduğum şeyden daha cazip şeyler çevrimiçi olabilir, izlemeyi bırakmamak lazım demi ama. Her zaman daha iyiye.


Duştayım:

- Allahım içimdeki sapık karakteri bastıra bastıra bir hal oldum. Bir Allahın kulu da gelip "naapıyosun duştaaa" diye sorsa da, ben de "aaa ben burdayım, az önce girmiştim duşa, öyle unutmuşum" şeklinde cevap verir, ne mevzulara girerim biliyon mu..

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 20 Şub 2008, 23:56

İstanbul'da Trafik Kuralları

--------------------------------------------------------------------------------

* YoL verilmez, alınır. Eğer bir garajdan ya da otoparktan direkt yola çıkacaksanız, araçların size yol vermesini beklemek hayalcilik olur. Burada kural, bodoslama yola fırlamaktır. Merak etmeyin, hızla gelen araçlar "Zınk!" diye duracaklardır.

* Mecbur kalmadıkça kimseye yol verilmez. Amaç ulaşılacak yere bir an önce varmaktır. Asla yol verilmez. Çok mecbur kalınırsa hafiften hız düşürülür. Yavaşlamanıza sebep olan araçlara bağırmak en tabiî hakkınızdır.

* Yeşil ışığın yanması asla beklenmez. Işıklarda beklerken vites asla boşa alınmaz. Birinci vitese takılır ve bir ayak debriyajda tutularak araba bağırttırılır, iyi bir istanbullu yeşilin yanacağını hisseder ve yanmadan geçer. Yeşil ışık birkaç saniye sonra nasıl olsa yanacaktır. Eğer ışıkta bekleyen diğer araçlar sizin önünüzdeyse, sarı yanmadan koraya köküne kadar basılır ve "Hadi be, yürüsene!" diye bağırılır.

* En sağ şerit emniyet şeridi değil, acelesi olanların şerididir. Eğer trafik tıkanmışta en sağ şeritten huzur ve güven içerisinde gidebilirsiniz.

* Sinyal vermek delikanlılığa sığmaz. Durmak isteyen veya dönüş yapmak isteyen istediği zamanda ve yerde durabilir ya da dönebilir. Arkadan gelen araçlar bunu altıncı hisleriyle hissetmelidirler. Hissedemezlerse arkadan vururlar ve suçlu duruma düşerler.

* Ağır vasıtaların yeri en sol şerittir. Sadece onlar değil, bütün ticarî araçlar sol şeritten giderler. Küçük ve hafif binek otolar onlara her zaman yol vermeli ve saygıda kusur etmemelidirler.

* Ambulanslar acelesi olanlar için faaliyet göstermektedir. Sirenlerini açmış, son hızla giden bir ambulans görürseniz hemen arkasına takılın. En kısa zamanda varacağınız yere ulaşırsınız. Bu son derece doğal ve sık başvurulan bir uygulamadır, zaten o ambulans da âcil servise hasta değil, televizyondaki maça taraftar taşımakta veya Ramazan'daysa iftara oruçlu yetiştirmektedir.

* Korna çalmak en tabu hakkınızdır. Onu sık sık kullanın. Dünyanın parasını verip fıstık gibi bir otomobil satın almışsınız. Kornasını yeteri sıklıkta çalmazsanız oksitlenme yapabilir. Ayrıca az korna çalanlar istanbul trafiğinde hemen farkedilir ve dışlanırlar. En son korna makamlarını minibüs şoförlerinden öğrenebilirsiniz.

* Sollayacaksan önce sıkıştır. Bir araç sollanacaksa, arkadan sellektör yapılmalı ve aracın tamponuna değecek kadar yanaşılmalıdır. Böylece sollanacak kişi arkadakinin niyetini anlar ve kenara çekilir.

* Yol çizgileri sollama zevkini artırmak için vardır, istanbul'da kesinlikle tek bir hat üzerine yol alınmaz. Devamlı şerit değiştirilerek sollama yapılır. Yoldaki çizgiler sollama yapmamızı kolaylaştırır.

* Farlar hava iyice kararmadan yakılmaz. Gündüz vakti farlarını yakanlar olursa, diğer sürücüler tarafından anında uyarılırlar.

* Selektör şoförün eli ayağıdır, her zaman kullanılmalıdır. Bazen bir teşekkür, bir uyarı, kızgınlık için sellektör yapmadan araç kullanan iyi şoför olamaz.

* Bayan şoförlerin İstanbul'da trafiğe çıkmaya hakları yoktur. Erkek sürücüler her fırsatta bu kaideyi hatırlatmalı, bayan sürücüleri devamlı sıkıştırarak zor durumda bırakmalıdırlar. Bu kurallara dikkat edelim, uymayanları uyaralım.

* istanbul'da hız sınırlaması yoktur. Mahalle aralarında pati çekilip spin atılabilir, son sürat gidilebilir.

* Sürücüler her zaman haklıdırlar. Yayalar yayalığını bilmeli, ona göre davranmalıar. Yaya geçidi, yayaların geçiş üstünlüğü gibi kavramlar istanbul'da geçerli değildir

Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 884
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Ati10 » 20 Şub 2008, 23:59

bütün bunlardan sonra şirine istanbul'da nasıl bir şoför olacak acaba

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 21 Şub 2008, 00:05

bekleyip görcezz beni izlemeye dewam edinn...
gelicem balıkesire hocam sizin arabayıda biliok gördük resimden ne de olsa
ee bilemiorum artıııık ...

Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 884
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Ati10 » 25 Şub 2008, 18:20

bizde OSMAN'lar çok.. demek mucidi oymuş bunun
üstelik her alanda bir OSMAN'ımız var

efdelya
Bizden Biri
Mesajlar: 718
Kayıt: 19 Mar 2007, 14:10
Konum: Kocaeli
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen efdelya » 12 Mar 2008, 11:00

Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı
bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok progrn kullanımı ile ilgili
bilgi verir ve ayrılır.

Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:
"Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir."

Teknik servis elemanı sorar:
"Nasıl yapıyorsunuz?"

"Senin anlattıgın kimi."

"Hata ne?"

"Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir."

"İşlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?."

"Tamam" diyor ve başlıyor anlatmaya...

"Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir:
Kaydetmek ister misiniz?
E / H
yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee...

Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 884
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Ati10 » 22 Mar 2008, 18:16

mükemmel erkekler söz dinler miymiş!
ben hepsini okudum
cevaplar güzelmiş

xxl55
Yeni Üye
Mesajlar: 199
Kayıt: 12 Eki 2006, 19:18
Konum: ist.

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen xxl55 » 23 Mar 2008, 00:04

BayanLar teknik direktör oLursa ;)




* Ay şekerim, sürekli 3-5-2 sürekli 3-5-2... Sıkıldım valla! Bu sefer takımı sahaya 10 kişi çıkarıp 4-3-2 oynatacağım. Maçın havası değişsin ayol!

* Geçen gün Fatma Hocanın takımının maç kasetlerini seyrettim; ne de güzel oynatıyor takımına. Ayol, benim ondan neyim eksik? Daha iyisini yapamazsam yazıklar olsun bana...

* Ay, bizim takımın forma modeli hiç hoşuma gitmiyor. Terzi Necla'ya söyledim; şöyle seksenlerin modası puanlı bir şeyler diktireceğiz topçulara. Hem o renkler de ne öyle? Çok iç karartıcı canım. Yok mu şöyle lila ile şeker pembesi falan? Ay, ne de güzel olur!

* Her takım maç kaybedebilir! Siz niçin ağlıyorsunuz Nalan hocam? Maça ağlayan kim ayol? Geçen hafta aldığım kolyemi düşürmüşüm statta. Ona ağlıyorum ben...

* Takımda bir uğursuzluk var. Geçen ay kahve falında görmüştüm aslında bunu. Artık kurşun mu döktürürüz bilemiyorum ama kesin göze geldik, kesin.

* Ay hakem bey; tamam maç berabere bitti ama uzatmalara ***ürmeseniz olmaz mı? Akşama Nalan'lar gelecek de eve gidip portakallı kek yapmam lazım.

* Aloo... Başkanım, çarşıda bayram ucuzluğu varmış da, bu sabahki idmanı iptal etsek…

* Ne demek paramız yetmiyor? O oyuncuyu mutlaka almamız lazım. Kredi kartına 12 taksit yapmazlar mı? Yanında da sağ bek İhsan'ı alın; kadroda çeşit olsun.

* Aloo! Başkanım yine ben... Yarınki maçımızı TV veriyor değil mi? Ona göre saçlarımı yaptıracağım da; Türkiye'ye rezil olmayalım sonra! Bir de saçımı sarıya boyatsam bizim formayla uyumlu olur mu dersiniz?

* Ay hakem bey, görmüyor musunuz ne biçim girdi çocuğa? Seni annene şikayet edeyim de gör! Kalk yavrucuğum sen de; ayol nerde kaldı bu sağlıkçılar?

* Ama sayın başkanım, liseden arkadaşım Perihan'ı tribünde görünce dayanamadım işte!.. Tamam, maçla hiç ilgilenmemiş olabilirim ama bizim sınıftaki Serpil de eşinden boşanmış biliyor muydun?

* Şu tesislerin perdelerini değiştirelim artık. Şöyle stor perdelerden alsak diyorum...

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 17 Nis 2008, 23:35

Adamın biri işten eve gelmiş bir bakmış, karısı başka bir adamla.
Hemen tabancasını almış ve öteki adama:
- ''Madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi al. Seni düelloya
davet
ediyorum''...
Öteki adam bunu kabul etmiş, ikisi birlikte yandaki odaya girmişler
kapıyı
kapatmışlar, sonra kadının kocası öteki adama fısıldamış;
- ''Aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok, ikimizde havaya
ateş
edelim sonra ölmüş gibi yere yatalım, karım ilk önce hangimizin
yanına
koşarsa en çok sevdiği odur''...
Böylece ikisi havaya bir el ateş edip hemen kendilerini yere
atmışlar...
Kadın silah sesini duyar duymaz koşarak içeri girmiş... Yere yatan
adama bakmış ve bağırmış.....:
- ''Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü..!!!!''

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Eski Sevgilin Nikah Memuru Olursa

Mesaj gönderen Şirine » 10 May 2008, 00:24

Eski Sevgilin Nikah Memuru Olursa

memur: şimdi gelin ve damadı yerlerine alalım ( isimleri okur)
gelin : aaaaa necati nasıl yaaaaaa
memur: ben demiştim sana gün gelir devran döner diye
gelin: necati ama amaa
memur: bu nikah belediyenin bana verdiği yetkiyle biraz zor kıyılır
gelin:


memure: merhaba damat bey
damat: merhaba memure hanım
memure: benden sonra kaç kişinin canını yaktın gül gibi kızında başını mı yakıcan
damat: memure hanım
memure: yaaaa cenk efendi nasılmış böyle iyi mi
damat :hönk



gelin : aaaaaaaaa sertaç ne işin var senin masada
memur: nikah masasınaaaaaaaaaaaaa oturdun işteeeeeeeeeeeeeeee ............
gelin: ayrılırken ben seni hala seviyordum sertaç
memur: artık çok geç tülin
gelin: yok yaa geç sayılmaz aslında
memur : ciddi misin
gelin : kıy şu nikahı ne sevmesi be ben seni hiç sevmedim ki
memur : unut kızım sen evliliği ben memur olduğum sürece mümkün değil vermem seni kimselere

-A ah, Bestami? Nasılsın görüşmeyeli?
+Bestami ya, adi karı, göreceksin sen
*Arkadaşım ayıp olmuyo mu?
-Sus len, zibidi, bu karıyla evlenme lan, bu karı piskopat
+Bestami sus
*Düzgün konuşsana lan
-Bana bak, belediyenin verdiği yetkiyle döner kafayı bi çakarsam, görürsün ebegümecini. Ne bakıyonuz lan siz de dağılın


memur: çiftleri alalım...
+duvağımı kapatmak istiyorum selami
-neden melek?
+ ne bilim nikahtan önce görürsen uğursuzluk olur,
-saçmalama melek nikahtan önce yedim ben seni ne uğursuzluğu
+hmmm ne bilim
memur:meleeeek bu salakla mı evleniyosun?
+yok deneme yapıyodum

memur:evet gelinle damat da geldi aha dududurrr o da ne yok artık huriyeee
gelin:anaaa mahmuttttt
damat:aşkım bu kim
gelin:bi dur ismail
memur:se se sen bu adamla mı evleniyosun
gelin:beğenemedin mi
memur:burda gül gibi ben duruken
damat:aşkım bu kim
gelin:bi dur yaaa ! mahmutt kıy şu nikahıda bitsin bu işkence hadeee
damat:kıyma lan memur ben sorularıma cvp vermeyen karı istemem
memur:aferin ismail kardeş bak doğru yolu buldun
gelin:amaaa ismaillll

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 18 May 2008, 23:07

kiz arkadasin yok mu?
-cumaya gitti, gelecek.


-kiz arkadasin yok mu?
-yok mu derken bir alay mi sezdim yoksa bana mi oyle geldi?
-yok canim ne munasebet!
-yikil karsimdan!
-emredersin abi!


- kız arkadasın yok mu?
- dur bakalım bi dk... karyolanın altında bi tane olucak..


- kiz arkadasin yok mu?
- erkek adamin erkek arkadasi olur


- kiz arkadasin yok mu?
- hayirdir aslican bana mi yazılıyosun?
- yok cnm sadece sordum..
- yeme beni.. benim de gozum var sende..
- ay bi an cok korkuttun mithatcan.. seni seviyorum..


-kiz arkadasin yok mu?
-peki ya senin!
-abi sana sordum ben !
-tamam bende sana sordum!
-ama once ben sordum!
-olsun bende sordum!
-tamam tamam sustum!


-kız arkadaşın yok mu?
-yok
-nasıl yani senin gibi birinin...
-bana asılıyor musun?
-yok canım nerden çıkardın
-senin erkek arkadasın var mı?
-yok

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 25 May 2008, 23:19

KONUSAN KURBAGA

Adamin biri bir gün yolda giderken bir kurbaga görür ve kurbaga dile gelir:
-"Ben aslinda bir insanim, eger beni bir kere öpersen çok güzel bir prenses haline gelirim".
Adam kurbagayi eline alir ve cebine koyar.
Kurbaga tekrar dile gelir:
-"Eger beni öpersen çok güzel bir prenses olacagim, ve seninle 1 hafta kalmaya raziyim".
Adam kurbagayi cebinden çikarir, söyle bir bakar ve gülümseyerek yeniden cebine kor.
Kurbaga yalvarmaya baslar:
-"Eger beni öper ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle bir hafta kalirim ve istedigin her seyi yaparim".
Adam tekrar kurbagayi çikarir, söyle bir bakar ve gülümseyerek cebine kor.
Sonunda kurbaga dayanamaz
-"Senin neyin var? Sana çok güzel bir prenses oldugumu ve beni öpersen 1 hafta seninle kalip istedigin her seyi yapacagimi söyledim.
Neden beni öpmüyorsun?"
Sonunda adam konusur:

-"Bak, ben bir mühendisim. Kizlarla ugrasacak vaktim yok, fakat konusan bir kurbaga çok ilginç geliyor. "

Şirine
Bizden Biri
Mesajlar: 441
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Re: HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mesaj gönderen Şirine » 25 May 2008, 23:20

YASAM ICGUDUSU

Kurtarma ekibi uçagin düstügü bölgeye geldiginde bir de bakar ki...

Adamin biri sirtini bir agaca dayamis, elinde bir but yiyor. Agacin
yaninda da yedigi butlardan olusan bir kemik yigini...

Yedigi buttan kafasini kaldirip kurtarma ekibini gören kazazede
bagiriyor:

-"Sükürler olsun Tanri'ya, kurtuldum."

Kurtarma ekibi tam bir sok içinde kemik yiginina bakiyor. Belli ki adam
arkadaslarini yemis.

Kurtarma ekibinin yüzündeki dehset ifadesini sezen kazazede atiliyor:

-"Beni bu yüzden hiç yargilamaya hakkiniz yok. Hayatta kalmak için
yaptim."

Yasam içgüdüsü bu!

Kurtarma ekibinin lideri adama dogru ilerliyor, bir yandan da inanilmaz
manzara karsisinda hayretten kafasini iki yana sallamaktadir, kazazedeye
bakiyor ve...

-"Hayatta kalmak için kullandigin yasam içgüdüsüne bir diyecegimiz yok da...
Allah'in belasi herif, bu uçak daha dün düstü!"

Cevapla
Disable