HADİ GÜLÜMSEYELİM

Mizaha dair...
Kullanıcı avatarı
xxl55
Yeni Üye
Mesajlar: 192
Kayıt: 12 Eki 2006, 19:18
Konum: ist.

Mesaj gönderen xxl55 »

Padişahın biri, -'Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!' demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana; ''Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.'' ''Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!..'' ''Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..'' ''Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..'' ''Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!'' ''Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.'' Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün bir Kayserili gelmiş; ''Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!..''

Kullanıcı avatarı
xxl55
Yeni Üye
Mesajlar: 192
Kayıt: 12 Eki 2006, 19:18
Konum: ist.

Mesaj gönderen xxl55 »

SABANCI

Sakıp Sabancı bir gün bir ili ziyarete gitmiş. Onu tanıyan yaşlı bir adam yanına yaklaşarak: -Ağam Lassa, Toyotasa, Çimsa senin mi? demiş. Sabancı “evet” demiş. Bu söz karşısında yaşlı adam yine sormuş: -Manisa, Fransa, Bursa’da mı senin? Sabancı “sayılır” demiş. Şaşkınlığını gizleyemeyen yaşlı adam tekrar sormuş: -Bütün malın mülkünün öbür dünyada sualini nasıl vereceksin demiş. Sabancı: - Ne düşünüyon gardaşım. İsa da, Musa da bizim.

Kullanıcı avatarı
benderya
Yeni Üye
Mesajlar: 189
Kayıt: 17 Kas 2006, 23:12
Konum: bedeni İstanbul'da ruhu Ankara:)

Mesaj gönderen benderya »

YENI DOGMUS BEBEGIN GUNLUGU...

çok güzelmiş teşekkürler canım :D
------------------------------------------------------
"farkında mısın,ömür de bitiyor?"

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

Erkeğin Yaradılışı

Tanri esegi yaratti ve ona dedi ki: "Sen bir eseksin.
Sabahtan aksama kadar yorulmadan, yakinmadan
calisacaksin ve agir yukleri sirtinda tasiyacaksin. Ot
yiyeceksin, az akilli olacaksin ve 50 yil
yasayacaksin". Esek cevap verdi: "50 sene boyle bir
hayat icin cok cok fazla, lutfen bana 30 yildan fazla
verme!" ve boyle oldu...

Sonra Tanri kopegi yaratti ve ona dedi ki: "Sen bir
kopeksin. Insanlarin mallarini koruyacaksin, onlarin
en yakin dostu olacaksin. Geriye kalan artiklari
yiyeceksin ve 25 yil yasayacaksin." Kopek cevap verdi:
"Tanrim, 25 yil boyle yasamak cok fazla. Bana 10 yil
ver yeter" ve boyle oldu...

Daha sonra Tanri Maymunu yaratti ve dedi ki: "Sen bir
maymunsun. Agactan agaca salinacak ve bir aptal gibi
davranacaksin. Insanlari eglendireceksin ve 20 yil
yasayacaksin". Maymun cevap verdi: "20 sene dunyanin
palyacosu olarak yasamak cok fazla. Bana 10 seneden
fazla verme". Ve boyle oldu...

En sonunda Tanri erkegi yaratti ve ona dedi ki: "Sen
bir erkeksin. Dunyada yasayacak tek rasyonel dusunen
canli olacaksin. Diger yaratilmislara zekani
kullanarak hukmedeceksin. Dunyayi yoneteceksin ve 20
yil yasayacaksin." Erkek cevap verdi: "Tanrim, erkek
olmak icin 20 yil yetmez. Lutfen bana esekten artan 20
yili, kopekten artan 15 yili ve maymunun 10 yilini
ver."


Tanri bunu kabul etti ve erkek 20 yil erkek olarak
yasadi sonra evlendi ve 30 sene esek olarak sabahtan
aksama kadar calisti ve agir yukler tasidi. Sonra
cocuklari oldu ve 15 yil kopek gibi yasadi, evi
korudu, aileden artanlari yedi. Sonra ilerleyen
yasinda 10 yil maymun olarak yasadi. Aptal gibi
davrandi ve torunlarini eglendirdi. Bu bugune kadar
boyle geldi...
En son Şirine tarafından 22 Oca 2007, 13:03 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

Asagidakiler mahkemelerde avukatlar tarafindan sorulmus gerçek sorulardan derlenmistir.Reha Muhtar'dan daha salakça soru sorulabilir mi? diye bir soruyla karsilasinca artik "evet" diyeceksiniz!..

"Uykusunda ölen bir insan, ertesi günün sabahina kadar bunun farkina varamaz, degil mi doktor?"

"En genç olan oglunuz, hani su 20 yasinda olan, kaç yasindaydi?"

"Resminiz çekilirken orada miydiniz?"

"Yalniz miydiniz, yoksa kendi basiniza miydiniz?"

"Savasta öldürülen kardesiniz miydi yoksa siz miydiniz?"

"Sizi öldürdü mü?"

"Çarpisma esnasinda araçlar arasinda ne kadar mesafe vardi?"

"Oradan ayrilana kadar orada mi kaldiniz?"

"Kaç kere intihar etmeyi basardiniz?"

Soru: "8 agustosta mi hamile kaldiniz?"
Cevap: "Evet."
Soru: "peki o anda siz ne yapiyordunuz?"

Soru: "Üç çocugunuz var, degil mi?"
Cevap: "Evet."
Soru: "Kaçi erkek?"
Cevap: "Erkek yok."
Soru: "Hiç kiziniz var mi?"

Soru: "Merdivenler alt bodruma iniyor dediniz, degil mi?"
Cevap: "Evet."
Soru: "Peki bu merdivenler yukari da çikiyor muydu?"

Soru: "Bay ___, geçen yaz kusursuz bir balayina çiktiniz, degil mi?"
Cevap: "Evet, Avrupa'ya..."
Soru: "Esiniz de sizinle geldi mi?"

Soru: "Ilk evliliginiz niçin sona ermisti?"
Cevap: "Ölüm sebebiyle."
Soru: "Kim ölmüstü?"

Soru: "Süpheliyi tarif edebilir misiniz?"
Cevap: "Orta boyluydu, sakali vardi."
Soru: "Erkek miydi yoksa kadin mi?"

Soru: "Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptiniz, doktor?"
Cevap: "Bugüne kadarki bütün otopsilerimi ölüler üzerinde yaptim."

Soru: "Bütün cevaplariniz sözlü olmak zorunda, anlastik mi? Simdi, hangi okula gidiyorsunuz?"
Cevap: "Sözlü."

Soru: "Otopsiye basladiginiz zamani hatirliyor musunuz?"
Cevap: "Aksam 8:30 civarynda basladik."
Soru: "Bay___ o esnada ölü müydü?"
Cevap: "Hayir, sandalyeye oturmus neden otopsi yaptigimi merak ediyordu."

Soru: "Idrar örnegi verme imkaniniz var mi?"
Cevap: "Kendimi bildim bileli yapabilirim."

Soru: "Otopsiye baslamadan önce Bay ___'in nabzina baktiniz mi doktor?"
Cevap: "Hayir."
Soru: "Kalbini dinlediniz mi?"
Cevap: "Hayir."
Soru: "Nefes alip almadigini kontrol ettiniz mi?"
Cevap: "Hayir."
Soru: "O halde siz otopsiye baslarken Bay ___ hala yasiyor olabilir, degil mi?"
Cevap: "Hayir."
Soru: "Nasil bu kadar emin olabiliyorsunuz, doktor?"
Cevap: "Çünkü adamin beyni masamin üstünde bir kavanozun içindeydi."
Soru: "Yine de hasta hala yasiyor olamaz miydi?"
Cevap: "Evet, hatta su anda bir mahkeme salonunda avukatlik yapiyor olabilir."

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

Hortumlanan Halk Marşı

Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak
Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak.
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak.

Çalma kurban olayım hepsini, ey hırslı çakal
Gariban halkımada bir pul, bırakacak kadar al
Olmaz sana götürdğün paralar sonra helal
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemal

Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım
Hangi hükümet beni kurtaracakmış? Şaşarım
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım
Yırtsam da birtarafımı, hiç görülmez başarım.

çalıntı

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

Yönetici ve Mühendis
Buyuk bir sirketin ust duzey yoneticilerinden biri bir gun New York uzerinde balonla dolasmaya cikar. Aksilik bu ya, pusulasini asagiya dusurur ve kaybolur. Inmek icin uygun bir yer ararken bir gokdelenin tepesinde sigara icen bir adam gorur ve alcalir.
"Pardon. Ben neredeyim acaba?" diye sorar.
"Yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icindesin" der adam.
Yonetici sinirlenir:
"Sen muhendissin degil mi?" diye sorar.
"Evet." der adam. "Nereden bildin?"
"Cunku basim belada ve sana bir soru soruyorum. Verdigin cevap 100% dogru fakat hic bir isime yaramiyor."
"Sen de yoneticisin degil mi?"
"Evet sen nereden bildin?"
"Cunku yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icinde kaybolmussun. Pusulan yok, berbat durumdasin. Fakat bu simdi benim sucum oldu."

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

TEHLİKELİ HAMMADDE GÜVENLİK BİLGİ FORMU

Element : Kadin

Sembolu : WO

Atom agirligi : 53,6 kg olarak kabul edilmis olup, 40 kg' dan 200 kg'a kadar degisik cesitleri de bulunmaktadir.

Bulundugu yerler : Dunya gezegenindeki tum kent ve kirsal alanlarda.

Fiziksel Ozellikleri

1. Yuzeyi renkli film tabakasiyla kaplidir.
2. Degisik sicakliklarda kaynar.
3. Bilinen bir sebep olmaksizin donar.
4. Ozel ilgi gordugunde erir.
5. Dogru olmayan kullanimlarda isirir.
6. Islenmemis metalden siradan maden filizine kadar pek cok halde bulunur.
7. Dogru noktalara basinc uygulandiginda urun verir.

Kimyasal Ozellikleri

1. Altin, gumus, platin ve kiymetli diger taslarla buyuk akrabaligi vardir.
2. Buyuk miktarlarda pahali maddeleri absorblayabilir.
3. Bir belirti gostermeksizin kendiliginden patlayabilir.
4. Sebepsiz yere cikip gidebilir.
5. Likitlerde cozunmez, fakat alkolle doyuruldugunda aktivitesi buyuk oranda artar.
6. Bilinen en guclu servet indirgeyici ajandir.

Genel Kullanim Alanlari

1. Genelde süs olarak.
2. Rahatlatmada buyuk yardimi olabilir.
3. Cok etkili bir temizleme ajani olarak.

Testler

1. Saf numunesi dogal halde bulundugunda rengi parlak pembeye doner
2. Daha iyi bir numunesi ile kiyaslandiginda rengi yesile doner.

Potansiyel Tehlikeleri

1. Tecrubesiz ellerde cok tehlikelidir.
2. Birden fazlasiyla ilgilenmek yasal olmadigi halde, degisik mekanlarda ve birbirleriyle direkt temasa gelmelerini engelleyecek onlemleri alarak bu yapilabilir

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

E w l i l i k

Evlilige baslamak, bitirmekten daha kolaydir. Ve suçlu daima esinizdir...

Eger size evlilikten söz eden yalnizca anne ve babanizsa durum sizin için son derece mutsuzdur.

Sakin para için evlenmeyin. Çok daha uygun kosullarda borç bulabilirsiniz.

Eger evlilik eglenceli bir sey olsaydi, nikahi belediye memuru kiymazdi.

Evli bir çiftin ayni konuda "evet" dedigi son yer nikah masasidir.

Evlilik güzel bir iliskiyi bitirmenin en kisa yoludur.

"Ask ve Evlilik, tipki at ve araba gibi birlikte yürür." En son ne zaman at arabasi gördünüz?

Askin gözü kör olabilir ama evlilik insanin gözünü açiverir.

Eslerden ilk uyuyan her zaman en yüksek sesle horlayandir. Suçlu her zaman esinizdir.

Eger erkekler kur yaptiklari dönemdeki davranislarini evlilikte de sürdürürlerse bosanmalar azalir, iflaslar artar.

Ne zaman ve nerede evlendiginizi animsarsiniz ama niçin evlendiginizi animsayamazsiniz.

Erkek, eger karisinda artik bir hata bulmuyorsa, bosanmis demektir.

Her basarili erkegin arkasinda edepsiz bir kaynana vardir. Her basarili kadinin arkasinda asagilik kompleksiyle kivranan bir erkek vardir.

Televizyonda 27863 bölümlük Brezilya dizilerini izledikçe "evliliginizin iyi gittigi" inanciniz artar.

Iyi bir kavga en basarili dogum kontrol yöntemidir. Anlik barislarda bunun tersi olur.

Eger birisi esinizi elinizden alirsa, ona yapacaginiz en büyük kötülük, birlikte yasamalarina izin vermenizdir.

Masallarda çiftler asik olurlar, evlenirler ve yasamlarinin sonuna kadar mutlu yasarlar. Bunlara masal denmesinin nedeni de budur zaten...

Kullanıcı avatarı
Şirine
Bizden Biri
Bizden Biri
Mesajlar: 437
Kayıt: 19 Eki 2006, 21:47

Mesaj gönderen Şirine »

Klasik esprilere cewaplar

bi kaçını mutlaka duymuşsunuzdur ben duydum da utanççç utançç :kiki:


Kar Yagiyor

Okuldasinizdir. Dersten sıkılmıs disari bakarken bir anda tatli
tatli kar yagmaya basladigini görürsünüz, ve kisa zamanda kar yagdigini
farkeden tek kisi olmadiginiz, duyacaginiz su cümle ile belgelenir, hatta
kafaniza kafaniza vurulur:
"Aaa kari gördüm. Vallahi kari gördüm. Yani kar yagiyor demek
istedim arkadaslar. Ekek ekek ekekekekek." Karla birlikte bulundugunuz
kattan asagi düsmek istersiniz o an.

Bir de bu kar olayina "Tatil yagiyor" diyerek baska bakis açilari
kazandiranlar vardir ki, onlar zararsiz insanlardir. Onlara sempati
duymakta sakinca göremiyorum.

Saatin Çalisiyor mu?

- Abi, saatin çalisiyor mu?
- Evet, niye?
- Benimkine de is bulsana, ekikih!
- Ah. Abi gene vurdun kafama ama!

Yine Saat

- Saat kaç yaw?
- Saat kaçmaz olm, hülele hülele! Noldu abi sustun?

Salak misin?

- Kiz baksana, ehe.
- Ne var ulen?
- Sen solak misin, salak mi? Ehehhe, ehua!
- Bi dakka önce biraz bizans gülüsü yapiim; Nihahaa, solagim ulan
var mi ötesi.
- Hadi yaa! E ben ne diycem simdi? Nasi eglendiricem gönlümü
öküzce?


Bodrum

- Ee!! bu yaz tatile nereye gidiceksin?
- Bodrum'a abi?
- Hadi yaa! Ben de terasa çikicam!

Saatim Yok

Bir de saat geyigi vardir. Biri saati olmayan baska birine saat
kaç, diye sorar. O da saatine bakar gibi sol elinin bilegine bakar ve
yapistirir: "Eti kemik geçiyor". Aslinda bu esprinin temeli orta yas üstü
insanlarin küçük çocuklara "Gel sana saat verecem" diyerek çocugun
bilegini isirip daire seklinde dislerinin izini, ve tükrüklerini çocugun
bilegine birakmasina dayanir.

Süt Ne Renk?

Karsindakine durmadan "beyaz beyaz..." diye tekrarlatip, "Inek ne
icer?" diye sorup "Süt" dedirtmek kendimi bildim bileli yapilagelen, bay
gelmesine ragmen sonsuza kadar surecegini düsündürten bir sakadir.

Mc Donald's

-Iyi Aksamlar Mc Donald's a hos geldiniz
-Iyi aksamlar
-Ne arzu edersiniz ?
-Bir Big Mac Menu ve Bir de Mc chicken lütfen
-Big Mac Süper olsun mu ?
-Hayir Kursunsuz olsun .. Ehahahaha
Sonraki Gün Haberler :
"Mc Donald's ta islenen cinayetin faili bulundu.. Kasiyer Mahmut
yaptigindan pisman olmadigini sölüyor.. "


Çikalim

- Gel Abi disari çikalim.
- Çikamayiz olum biz arkadasiz.

Bi tane daha:
-Gel Abi çikalim.
-Agaca mi?
bam!!!

Sana Bi Fikra Anlatiim mi?

- Sana bi fikra anlatiimmi?
- Anlat.
- Anlat demekle olmaz, sana bi fikra anlatiim mi?
- Olm de get kafam bozuk geçirecem bi tene.
- Olm de get kafam bozuk geçirecem bi tene demekle olmaz, sana bi
fikra anlatiim mi?


Hamile...

- Bak ne dersem ardindan "leyim"diyeceksin.
- Tamam
- Abdullah
- Leyim
- Ogün
- Leyim
- Hami
- Leyim
- Hehehe! Hamileymis. Kimden?
- Bundan (zonnnkkkk)

At

- Abi bak sindi sana sehir isimleri sayicam sen de at diicen
anlastik?
- Lan yine bi numara var ama. Hadi bakalim.
- Trabzon
- At
- Izmir
- At
- Erzurum
- At
- Tokat
- At
- Slaaaaaapppppp!! Ehiehiehi... Sen istedin abi.
- DAAAAAAAAANNNNNNNN
- Abi ayip oluyo ama biz kafa mi attik? Acidi bak.


Gelin Gidelim

- Yaw beyler çok sıkıldım burdan, hadi gelin gidelim.
- Ehehkiki. Lam olm gelin gitmeyelim, damat gidelim. Ekü ekü! Tamam
abi nie gidion tek basina yaa. Hist dur bekle bizi...


Peder

- Arkadaslar peder geliyor içkileri saklayin.
- Olm rahat birak adami, kiliseye gidiyordur hehehe.

Ben var ya ben....

- Ben sana bi sehir adi söylicem sen de basina "ben hay" koyarak
söyleyeceksin.
- Bu ne lan? Yine ne çevirion?
- Sus da dediimi yap. Adana.
- Ben hay adana.
- Samsun.
- Ben hay samsun.
- Van.
- Ben hay van.
- Hayvan Hayvan zuhahahaha.
- Dışıın dışıınnnn.


Seneye Görüsürüz

Siniflarda yillardir sonu gelmeyen bi espridir. Aslinda espri filan
degil essekliktir. Aralik ayinin ilk yarisi bitince yapilmaya baslanir.
Dersin hocasi "3 Ocak'ta sinaviniz var" der. Bi kahkaha kopar, "Hojam o is seneye kaldi" gibi bi laf edilir. Ya da 31 aralik aksami okuldan çikarken
"Seneye görüsürüz" diyen bi hiyar hep bulunur.

Arkalar Bos Kalmasin

Belediye otobüsü tiklim tiklim doluyken önce su ses yankilanir:
- Arkadasim ilerleyelim azcik, arkalar bos. Hadi bakalim sagli sollu.
Bu durum karsisinda, özellikle grup halinde yolculuk eden
kisilerden biri mutlaka; "Baba madem yürüyecektik niye bindik otobüse?
Ehik!" esprisini yapar. Bu kisiler espri yapmayi "101 Temel Fikrasi", adli kitaplardan ögrenmislerdir. O yüzden pek üstlerine gitmemek gerekir.

Zayiflamissin

Erkeklerin, kadinlara karsi hazirlanmis hain bir tuzagi olarak
düsünülebilir. Cenabi Hak tarafindan komik olarak yaratilmis er kisi
hanimin yanina yaklasir, biraz yalaka, biraz muzip bir ifadeyle; "Ooo çok
zayiflamissin" der. Hanim kendinden geçer,
"Hakikaten mi yahu, kem küm"
eder. Kahramanimiz müthis esprisini artik patlatabilir:
"Ama Karakter olarak."


Kalemler

Derste arkadasina "Fazla kalemin var mi?" diye sordugunda, "Var ama
evde" cevabini verirler ya, iste o zaman ne zevk alirlar ama!

Hayvanlar Alemi

Okul gezilerinde sira halinde yürürken, ya da pencere kenarinda
dünyayi seyrederken enteresan canlilar görür çocuklar. Kus, esek, köpek,
fil, balina vs. Söz konusu hayvani görmenin heyecanini, en yakin
arkadasina hakaret etme firsatiyla sentezleyen bu mini canlilar sözkonusu
mahlukati göstererek;
"Aaaa, Burak bak arkadasin geçiyo meraba desene! Ahi ahi." diye
bagirir. Samimi arkadas rezil edilir, yerin dibine geçirilir. Çocugun
yanina kar kalir.


Aramizda Top Var

Güzelce maç tertip etmis gençler top oynarlarken elbet bir kisim bu
takimlara seçilememenin hüznüyle bi kenarda otururmaktadir. Onlari bu
sikintiyla bas basa birakmak elbette ki düsünülemez. Es kaza top taça
giderken sahanin kenarinda duran bu arkadasa çarparsa, takimda bu isi
yapmakla mükellef bir afacan çikar ve su unutulmaz kelami eder:
"Top topu çekermis. Heleley heleley."


Bir Nisan

Küçükken ne büyütürdük Bir Nisan'i. Okula gelirdik, herkes bi
muzirlik pesinde. Ulan ne yapsak, ne yapsak diye düsünürken o sivri zeka
atlardi hemen:
"Arkadaslar, siniflari degistirelim!"
Be hey gerizeka! Hocanin her sene her sene ayni espriden
bunaldigini, hiç sasirmayacagini anlayamadin mi? Hem hoca da senin gibi
bir sipaya uyup bu sakayi yapacagimizi tahmin ederek, degistirdigimiz
sinifa girerse ne olacak? O monoton okul günlerinden biri daha
yasanmayacak mi? Bunu da mi düsünemiyorsun?

Dakka ya da Saniye

Hani bir isi göreceksinizdir de bir minik soluklanmaya ihtiyaciniz
vardir. "Bi Saniye" dersiniz, ya da duruma göre "Bi dakka". Maymun hemen
patlatir oradan esprisini:
"Bi saniye doldu muhaha muhaha ekik kikik."

Kökenine Inilen Komiklik

Ismarlanan yemegin veya içecegin gecikmesi durumunda yapilan,
"Çaylar Rize'den geliyor galiba", ya da "Daha dananin kesilmesini
bekliyoruz, bitsin, köfteler gelecek" ve bunun degisik varyasyonlari artik
bikkinlik verse dahi kullanim halindedir.

Hamile mi Kaldin?

Insanoglunun basi döner, sorun bu degildir. Uff ya basim dönüyo,
dendikten sonra orada neden bulundugunu bilmediginiz sahis; "Miden de
bulaniyo mu lan?", "Yoksa canin eksi eksi seyler de istiyo mu ehheh." diye
sorar ve müthis bir espri yapmis olmanin verdigi zevkle siritmaya baslar.
Iste bu durumda hemen ortami terk etmenin gerektigini düsünebilirsiniz ama
hayir, hayir. Sakin ha! Hemen oracikta öldürüverin o sevimli espri adamini
ki, bizler burada bunlari yazmak zorunda kalmayalim.

El Destekli Kötü Espri

Adam gögüs kismimizi isaret ederek sakir:
- Abi gömlegin kirlenmis.
Gömleginin kirlendigini ögrenen herkes gibi kafamizi asagiya
bükeriz, gömlege bakariz. Adam gülerek ve bazi sesler çikartarak çenemize
vurur, kafamizi yukari kaldirir. Hala gülmektedir.


Top oynama çaginda meydana gelir. Yere düsüp bacagini parçalayan
kisi, "Off bacagim çok agriyo" dedigi zaman karsi takimdaki armutun
"Iyilesince geçer. Ihhi hi ihhi." demesi, bu lafi eden kisinin burada
afise edilmesiyle sonuçlanir.

Kullanıcı avatarı
esinoviç
Yeni Üye
Mesajlar: 98
Kayıt: 11 Ara 2006, 09:58
Konum: kocaeli

Mesaj gönderen esinoviç »

ayyy süper eftelya harika valla :mrgreen:
Güneşin rengine benzemez gece...
Üşütür ayaz, korkutur karanlık...
Bir gariplik bir hüzün kaplar içimi...
Ya bu şehirde BEN fazlayım
Ya da BİRİ eksik...

Kullanıcı avatarı
esinoviç
Yeni Üye
Mesajlar: 98
Kayıt: 11 Ara 2006, 09:58
Konum: kocaeli

Mesaj gönderen esinoviç »

Çin’de 4 yaşındaki çocuğun bağırması üzerine yüzlerce tavuk ölünce, mahkeme çocuğun babasını 230 dolar tazminata mahkum etti.

Şaka değil, gerçek... Çin'de köpeğin havlamasından korkan bir çocuğun bağırmasıyla yüzlerce tavuğun öldüğü bildirildi.

Bu ilginç olay ülkenin doğusundaki Jiangsu eyaletinin Nanjing şehrinde meydana geldi. Nanjing Sabah Postası gazetesinin haberine göre, gaz şişesi satan babasıyla bir köye giden 4 yaşındaki bir erkek çocuk, köpeğin havlamasından korkup, kümesin bulunduğu pencerede uzun süre bağırarak ağladı. Ağlayınca da tam 443 tavuk bir anda öldü.

Tavukların sahibi çocuktan davacı oldu ve olay mahkemeye taşındı. Mahkeme, çocuğun beklenmedik anormal bağırmasının kümesteki 443 tavuğun korkudan birbirini çiğneyerek ölmesine neden olduğu kararına vardı.

Karara göre çocuğun babası, tavukların sahibine 230 dolar (1,800 yuan) tazminat ödemeye mahkûm oldu.
Güneşin rengine benzemez gece...
Üşütür ayaz, korkutur karanlık...
Bir gariplik bir hüzün kaplar içimi...
Ya bu şehirde BEN fazlayım
Ya da BİRİ eksik...

Kullanıcı avatarı
xxl55
Yeni Üye
Mesajlar: 192
Kayıt: 12 Eki 2006, 19:18
Konum: ist.

Mesaj gönderen xxl55 »

emoş çok güzeldi


efdalya boşa dememişler çocukdan pardon ömer'den al haberi diye:)))))

muko at kesmediniz demi:))

Kullanıcı avatarı
benderya
Yeni Üye
Mesajlar: 189
Kayıt: 17 Kas 2006, 23:12
Konum: bedeni İstanbul'da ruhu Ankara:)

Mesaj gönderen benderya »

demek at kestiniz muko o etten yiyenlerden şu an burayı okuyan var mıdır? :mrgreen:

:hehehe:
------------------------------------------------------
"farkında mısın,ömür de bitiyor?"

Kullanıcı avatarı
Ati10
Admin
Admin
Mesajlar: 929
Kayıt: 12 Eki 2006, 01:48
Konum: burhaniye
İletişim:

Mesaj gönderen Ati10 »

Allah kabul etsin :wink:

çok hoş bir fıkra olmuş bu :)

Cevapla
Disable

“Mizah” sayfasına dön